Anasayfa » Ana Manşet » TAK DEMEDEN ÇARE ÜRETMEK

TAK DEMEDEN ÇARE ÜRETMEK

Bir işin bitmek üzere olduğunu ya da sonuna geldiğini anlatmada kullanılan, sözün kısa anlatım şeklidir başlıkta kullandığımız tabir. “Yeter tak etti, canıma tak etti” gibi sözlerle bu anlatımları çoğaltabiliriz.
Bu hafta tak etmeden ama tak etmeye yüz tutmuş sektörlerden biri olan üzüm yetiştiriciliği ile ilgili konulardan bahsedeceğim. Bu hafta Denizli Ticaret Borsasının düzenlemiş olduğu ‘Bağcılığın sorunları ve çözüm önerileri’ başlığı altında yapılan toplantıya katıldım. Öncelikle Denizli Borsası Başkanı ve personeline bölge bağcıları ve şarapçıları adına toplantıyı yapmak adına verdikleri gayretlerinden dolayı teşekkür ederim.
Öncelikle Denizli’mizin bağcılık potansiyeline bir göz atalım. İlimiz Ülkemizin il bazında, Manisa’dan sonra, ikinci en büyük bağ alanına ve üretimine sahip ilidir. Şaraplık üzüm ve şarap üretiminde ise birinci sıradaki ildir. Bağcılık konusu hakikaten en iyi Denizli de ele alınır idi. Üzümden en büyük katma değer ilimizde üretilmektedir. Nerede tarım sektöründen konu açılsa, bolca ahlar, vahlarla devam eden muhabbete şahit olursunuz. Bu toplantıda da bol sorunlardan bahsettik. Çözüm yollarını da aklımız erdiğince not ettirdik. Bu konular Büyük Millet Meclisimiz de kurulan komisyona gönderileceğini öğrendik. Bu konuların Meclise taşınıp halkın ve üreticinin görüşlerini dikkate alacak olması bizleri sevindirmiş ve umutlandırmıştır.
Hakikaten birçok tarımsal üretim konularında olan sıkıntı gibi bu sektörde de çok büyük sorunlarımız var. Bilhassa şaraplık üzüm yetiştiriciliğindeki zorluk hat safhadadır. Şaraplık üzüm bağları dekar bazında en az tonaj veren bağ alanlarıdır. Sofralık veya kurutmalık üzümü sulama, gübreleme ile çoğaltabiliriz, Şaraplık üzüm kırsal kesimde yetiştiğinden bu mümkün değildir. Olsa bile kalite düşeceğinden dolayı istenmez.
Şaraplık üzüm fiyatlarını uzun süre aynı kalması, bağların uzun süredir yenilerinin dikilmeyip, bağ omcalarının yaşlanması ve köyden kente göçün hızla devam etmesi üretim rekoltesini yıl geçtikçe düşürmektedir. Bu sektör bittiğinde sadece bağ üreticisi zarar görmeyecek, bunların yanında şarap, sirke fabrikaları da en büyük zararı görecektir. Yaş üzüm kullanılması zarureti olduğundan kuru bakliyat ithalatı gibi kolay ithalat yapılacak sektör de değildir. Aynı zamanda da Devletimizin vergi kaybı ise çok büyük olacaktır.
Örnekleyecek olur isek yaklaşık olarak, 1 Kg üzümden üretici 1 TL gelir elde eder iken, devlet 6 TL gelir elde etmektedir. Bizi yönetenlerimize bizim sorunlarımıza el attığı ve bizim sorularımıza çareler üretmede fikrimizi sorduğu için çok teşekkür ediyoruz.
Bizi yönetenlere, isterler ise, sorunlar karşısında, “Tak demeden de çözüm bulunabilirlermiş“, dedirtmek dileğiyle…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Bu Haber de İlginizi Çekebilir

Balon Turunun Ardından Rüya Gibi Evlenme Teklifi

Denizli’nin Pamukkale ilçesinde kız arkadaşı ...

Akbeyik Ailesinin Acı Günü

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Personel Daire ...