Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Denizli Deda Haber

Çocuklarınızı 3 T’den Uzak Tutun!

Modern Hayatın Bağımlılığı: 3T ! ( Telefon –Tablet- Televizyon)

Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle çocuklarda ve gelişimlerinde önemli derecede etkili olan, bağımlılık yaratan 3T. Hayatımızın hemen hemen her alanında yer alan 3T unsurları özellikle çocukların çevresini sarmış durumda. Gelişen, küresel dünyada ayrılmaz bir parçamız haline gelen bu araçlar çocukları nasıl etkiliyor peki? Kullanımları çocuklarda gelişimsel olarak nasıl bir sürece itiyor? Çocuklarda 3T kullanımı nasıl olmalıdır? 3T gerçek bir ihtiyaç mıdır yoksa ebeveyn tutum hatası mıdır?

3T, telefon-tablet-televizyon olarak tanımlanır. Çocuklarda yaş ve sınır belirtmeksizin bağımlı hale getiren bir üçlüdür. Çocukların bu araçları kullanmalarında ve bağımlılık derecesine gelmelerinde ebeveynlerin tutumu etkilidir. Henüz yaşını doldurmamış çocuğun elinde de görebiliyoruz bu araçları, anaokuluna giden çocuklarda da, daha büyüklerinde de. Yelpaze öylesine geniş ki! Tam bu noktada ebeveynlerin tutumlarındaki hatalar ve çocuğa yaklaşımları göze çarpıyor.

Çocuk Gelişimi Uzmanları olarak çocukların gelişimlerinde bir ihlal olarak gördüğümüz bu durumda kullanım sınırlılığı getirmek çok önemlidir. 3 yaş öncesi kesinlikle 3T kullanımı olmamalıdır! Özellikle 0-2 yaş arası, beyin gelişiminin en hızlı olduğu dönemdir. Bu yaş aralığında bebeklerin ekrana maruz kalmaması gerekmektedir. İlk iki yıl telefon, tablet, televizyon, video, bilgisayar gibi ekran görüntüsü içeren hiçbir medya unsuru kullanılmamalıdır. 2-6 yaş arası çocuklar, ebeveyn kontrolü altında birlikte en fazla yarım saat vakit geçirmelidir. 6 yaş üstü okul çağı dediğimiz dönemde ise 1 saati aşmayacak şekilde 3T aracının ebeveynin görebileceği yerde kullanılması şartı ile bir sınırlandırma getirilmelidir. Öğretim açısından bakacak olursak 4-6 yaş dönemine kadar çocuklar uygulamalardan öğrenim kazanamaz. Bu yaş itibariyle yararlı uygulamalar kullanılabilir fakat; gerçek öğretimin yerini tutamaz!

Bebek ve çocuklarda, kullanılan herhangi bir 3T aracı onlarda büyük ilgi uyandırmaktadır. Sebebi; ekranların dokunmatik olmasıyla birlikte kullanım kolaylığının sağlanması ve sunduğu sessel-görsel çekiciliktir. Ancak bebek ve çocukların bu ekranlara dokunabiliyor, dikkatini verebiliyor ve bazı uygulamalarda başarı sergiliyor olması onların bu araçlara hazır oldukları anlamına gelmez. Yaptıkları herhangi bir beceri, yeterli ve üst düzey bir potansiyeli olduğunu göstermez!

Bebeklerin ve çocukların başta zihinsel olarak etkilendiği bu durumda genel gelişiminde de etkiler görülmektedir.

3T YE MARUZ KALAN ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN GELİŞİMSEL PROBLEMLER NELERDİR?

  • Dil gelişimi geriliği,
  • Gelişim düzeyinin altında sözcük dağarcığı,
  • Uyaran eksikliği,
  • Öğrenme güçlüğü,
  • Dikkat eksikliği,
  • Motor becerilerde yetersizlik,
  • Vücut postüründe bozukluk,
  • Hareketsizlikten kaynaklı obezite,
  • Göz sağlığında zedelenmeler,
  • Sosyal becerilerde gerilik,
  • Öfke patlamaları,
  • Şiddete dayalı davranışlar,
  • Problem çözme–ilişki kurma becerisinde gerilik,
  • Sosyal etkileşimde isteksizlik,
  • Arkadaşlık kurmada talepsizlik,
  • İçe kapanma.

Tüm bu problemler kısa süre içinde gözlenemese dahi ileriki gelişimsel aşamalarda aksaklıklar olarak ortaya çıkmaktadır. Yani 3T kullanımı tüm yaşamı etkileyebilecek bir tehdittir!

3T maruziyetinin arttığı çocuklarda yaygın gelişimsel bozukluk olarak nitelendirdiğimiz Otizmsel özellikler de görülebilmektedir. 3T kullanımı ile Otizm tanı kriterlerini sergileyen birçok çocuk günümüzde karşımıza çıkmaktadır. Son yıllarda yapılan değerlendirmelerde gelişimsel olarak normal olan sağlıklı bir çocuğun yoğun ekran maruziyeti yaşaması sonucu engel tanı grubuna alındığı görülebilmektedir.

Ebeveyn olarak tedbir almalı, çocukları özellikle erken yaşta 3T maruziyetinden korumalısınız. Bazı ebeveynler çocukları yemek yemiyor ya da dışarıda uslu durmuyor diye ya da dikkatini başka yöne çekmek adına eline tableti verme yoluna başvuruyor. Farkında olmadan çocuklarına büyük hasar veriyorlar. Kaçamak olarak yahut bir nefes alma olarak görülebilen bu an çocukların nöronlarına birer darp niteliğindedir.

Çocukların ihtiyaçları oyunları ekrana dokunarak oynamak değil; gerçek duyularını harekete geçirerek doğal öğretim yoluyla öğrenmektir. Ekrandan kazanılamayacak birçok beceriyi yaparak-yaşayarak, fiziksel olarak ve yüz yüze temas halindeyken kazanıyor unutulmamalıdır.

Çocuklarınızla ekrandan değil göz teması kurarak vakit geçirmeniz dileğiyle…

Emine SARGIN / Çocuk Gelişimi Uzmanı

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ