Anasayfa » Yazarlar » Arif Balkanay

Arif Balkanay

Arif Balkanay’ın Köşesinde Kurul-Tay

Herkes tamam mı? CHP raporu kimde? Getir bakim. Bay Kemalin durumu ne alemde? İmzacılar sayıyı tamamlamak üzere ha! Lan bu Muharrem de çetin ceviz çıktı be. Bizi uğraştıracağa benziyor. Seçim akşamı karizmayı çizdirdiği yetmemiş anlaşılan. Bay Kemale biraz daha koltuk çıkın. Nasıl mı yapıcaz? Bana mı soruyorsun lan. O koltuğu, sana boşuna mı verdim? Solcu bakan olucaksın güya. Oğlum sen ...

Devamını Oku »

HAYALİM

Merhaba Yarın, Hayli zaman oldu sana yazmayalı, kusura bakma. Hani; şöyle bir içine dönersin ya zaman zaman. Fotoğraf albümünü eline alır, sayfalar arasında geçmişe doğru uzun bir yolculuk yaparsın ya. Ya da başını alıp çocukluğunu/gençliğini yaşadığın topraklara gidersin. Derinlere dalarsın. Nereden nereye gelmişim dersin. Hey gidi günler hey diyerek iç çekersin, hayaller kurarsın… Ben de öyle yaptım. Otuz iki yıllık ...

Devamını Oku »

Arif Balkanay Yazdı ‘MEMED’

Daha 19 yaşındaydı. Daha iyi bir dünya için, bugünün çürümüşlüklerinden kurtulmak gerektiğini biliyordu. Bunun kendiliğinden olmayacağını, mücadelenin, örgütlü mücadelenin  şart olduğunu da biliyordu. Yaşıtlarına göre daha mı şanslıydı, yoksa bu hali gencecik sırtına daha çok mu yük yüklemişti? Artık onu tarih gösterecekti. Üniversite öğrencisiydi. Büyük bir ilçenin, büyük bir partisinde gençlik kolu başkanıydı. Her şey ve herkes kuşatılmıştı. Gencecik bedenler ...

Devamını Oku »

Kurultaydan Sonra

CHP Kurultayını yerinde izledim. Peşinden, parti tabanındaki ve halkımız üzerindeki etkilerini öğrenmek için günlerdir alan çalışmasındaydım. Gelinen noktada, geleceğe dair düşünce ve önerileri özetlemenin yararlı olacağını düşünüyorum. 2019 seçimlerinde başarılı olabilmemiz için iki alanda radikal adımlar atılması gerekiyor: Birinci adım, parti politikalarında ve buna uygun eylem biçimlerinde. İkinci adım ise, parti içi demokrasi ve dayanışmayı sağlayan çalışmalarda.   Birinci adım ...

Devamını Oku »

Arif Balkanay Yazdı;”ALİ GÜMÜŞ”

Sol yanındaki yıkıktan bir ışık huzmesi yayılıyordu içeriye. Operasyon sonrası, ele geçirdikleri mekanın içinde, emri başarıyla tamamlamanın özgüveniyle dimdik ayakta poz veriyordu tertibine. Elleri belinde kavuşmuş birbirine, gözlerinde gülümseme…   Belli ki; şiddetli bir çatışma olmuş az önce, izleri her yerde. Arkada kirli bir yastık kalmış molozların üzerinde. Şöyle kuytu bir yere geçip, o yastığı başının altına koyup, derin bir ...

Devamını Oku »

KELEBEK ETKİSİ YA DA 1919 RUHUYLA 2019 İÇİN

  Hemen belirtmeliyim; Denizli’de iyi şeyler de oluyor. Ya da şöyle söyleyeyim; Denizli CHP iyi şeylere gebe. Son gelişmelerden sonra, gelecek için umudum bir kat daha arttı. “Ne oldu ki?” diye sorduğunu duyuyorum. İzah etmeye çalışayım; Birkaç ay önce, ülkemizin geldiği nokta, çıkış yolu ve CHP örgütlerine düşen görevler perspektifinde düşünce ve önerilerimi paylaşmıştım. Hatta köşe yazısıyla yetinmeyip, bu önerilerimi ...

Devamını Oku »

Arif Balkanay Yazdı;”KAFA”

Kafayı yemedin mi daha? Hey! Sana soruyorum; kafayı yemedin mi daha? “Terörün bitmesi, anaların ağlamaması için EVET” dedikleri günden bu yana kaç yiğit şehit düştü?  Kaç ana evlatsız, kaç evlat babasız, kaç kadın kocasız kaldı biliyor musun? Artık sadece birer sayı olmaya başladılar, farkında mısın? Sen bu hale nasıl düştün? Sahi, bu acıya nasıl dayanırsın?   Kafayı yemedin mi daha? ...

Devamını Oku »

ÇIKIŞ YOLU

Bir yol arıyoruz. Cumhuriyetimizin 94. Yılını kutladığımız şu günlerde ve 2019 seçimlerine giderken, adeta 1919 koşullarını yaşıyoruz. Ve bir çıkış yolu arıyoruz. 15 yıllık AKP iktidarı; Cumhuriyetimizin tüm kurum ve kuruluşlarını, yaşamın tüm alanlarını darmadağın etmiş durumda. Emperyalizm, dün ordularıyla yapamadığını, bugün çok uluslu tekeller ve RTE önderliğindeki bir avuç yerli işbirlikçi eliyle başarmak üzere. Bu nedenle tıpkı 1919 koşullarındaki ...

Devamını Oku »

Sonbahar

Çalkarasından bir yudum aldı. Tütünden bir nefes çekti. Yeter, dedi. Bu kadar mola yeter. Derinlere, en derinlere daldı… Sonbahar erken gelmişti buralara. Yaprak dökümü erken başlamış, ölümler peş peşe gelmişti. Ya zulümler? Zaten hiç hızını kesmemişti. En yakınları olunca gidenler, sızısı daha bir uzun sürmüştü işte. Hep, bir yanı eksik kalacaktı. Doğadan gelenleri zamanla kabullenirdi insan. Ya bu insandan gelenleri? ...

Devamını Oku »