ALTIN 242,2675
DOLAR 6,2531
EURO 7,3014
BITCOIN $6.346
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 32°C
Az Bulutlu

GELENEKSEL TARIM MI? BİLİMSEL TARIM MI?

01.03.2018
1
A+
A-

Bu hafta Burdur ili Bucak ilçesinde idik. Baharın gelişi ile birlikte bağ işlerimiz başladı. Bağ da ilk işçilik budak, biz de o işi yapmak için Bucak ta idik.

Ülkemizde çok alışık olmadığımız ama aslında olması gereken bir uygulama ile karşılaştık. Malum ülkemizde eğitim alıp, konusunda uzman olan mühendis gibi teknik personeller anlatır ama pek uygulama tarafına geçmezler.

Yani taşın altına elini koymazlar.

Oysa bu gittiğimiz tesiste elini taşın altına koymuş sadece mühendis değil mühendisleri yetiştiren Profesör hocamızla karşılaştık. Bağ ve kiraz ağırlıklı olmak üzere, şahane bir meyve bahçesi sahibi.

Tabi ki olması gereken ama memleketimizde nadir rastlanan işi yapmış olan hocamıza hayran kalarak ve takdir ederek evimize döndük. Başlıktaki söz nereden çıktı denip ne anlama geldiği merak edilmiş olabilir.

Bilim insanının yanında bizim gelenekselliğimiz iddia bile olamaz; hocamızın hoşgörüsüne sığınarak bağcılık konusunda bilgi alışverişinde bulunduk.

Gerçi hocamız 12 yıllık bahçesinde, bilim ile geleneksel tarımı buluşturmuş. Ama yine de tarımda yaşanarak öğrenildiğini herkesin kabul ettiği gibi hocamızda kabul edecektir kanısına vardım.

Tarım ve toprak işi başlangıçtan bırakılıncaya kadar yaşanılarak öğrenilen bir sektör. Doğa olaylarıyla birebir iç içe olan bu sektör, havanın nemine, rüzgarın akımına, güneşin derecesine vb. birçok olayın yanında, yetiştirilen ürünün piyasada para edip etmemesi, masrafların azlığı ve çokluğu her zaman takip edilip öğrenilmesi bitmeyen şeylerdir.

İşte yukarıda bahsi geçen etkenler, yaşanılarak öğrenilen, kitaplarda yazmayan kurallar. Bu kurallar masa başında öğrenilmez. Tabi ki bilim en başta gelen, olmaz ise olmaz kuralımız. Laboratuvarı, bilimsel deneyleri, bilimsel makaleleri ile olmalı. Çoğunluğumuzun kabul edeceği gibi bilim ile geleneksel tarım bilenleri birlikte çalışmalı. Bu olduğunda daha başarılı olunacağı kanısındayım.

İşte hocamız, buluşturulması zorunluluğu olan iki kişiliği kendisinde birleştirmiş. Kendisini tebrik ediyor, diğer hocalarımıza ve yetiştirdikleri mühendislere örnek olmasını diliyoruz.

Söylemlerle üretilmediğini hatırlatıp, çalışarak, zorlukları yaşayarak, elini taşın altına koyarak, üretim olacağını; memleketin kurtuluşunun ÜRETİMDE olduğunu hatırlatmak isterim.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.